Bu dönem de düşünmek ve yazmak risk almaktır!

0
648

Eli kalem tutmak deyimi vardı biliyorsunuz, şimdi yerini eli klavye tutmak aldı yerini. Herkes her şeyi yazıyor ve okuyor, bize eli kalem tutmak değil klavye tutmak nasip oldu. Aslında zor iş bu zamanda yazmak, eliniz kalem de tutsa klavye de tutsa ulaştığınız kitle var.

Hal böyle olunca; okur kitleniz oluyor yazdığınız her yazıda okura saygı babında araştırmalar yapmalısınız, okurdan çok fazla okumalısınız, ciddiyetiniz olmak durumunda.

Yaklaşık bir yıldan beri hüryol haber sitesi yayında, bunun 70 günü cezaevinde geçiren bir haber sitesi hüryol. Cezaevi sürecinde bile terketmeyen bir okur kitlemiz var. Buradan yaptığım çözümleme; okurum değer veriyor, bende okuruma değer vermeliyim. Yazmak önce yazmayı sevmekten geçiyor, ben yazmayı seviyorum, yılların birikimini sizlere aktarmaya çalışıyorum.

Hüryol haber sitesi taraf mı?; tabiki tarafız, cumhuriyetten, “ATATÜRK” ilke ve inkılaplarından yana tarafız, bağnazlık ve emperyalizm baş düşmanımız. Uzun yıllara dayanan hak ve adaletten yana duruşumuzu haber sitemize taşımaya çalışıyoruz. Bunun zorlukları var mı? Elbette var öncelikle finansman zorluğu var, bunu gerektiği zaman amelelik yaparak bile aşmayı göze almış bulunuyoruz. Bu iş reklam alarak yapılabilen bir iş, bu yola çok tevessül etme niyetinde değiliz. İlkesel olarak bir duruşumuz olmalı, ürettiği üründen emin olmayan üreticinin reklamını yaparak, neden tüketicinin mağdur edilmesine aracılık edelim ki.

Çok duyduğum bir soru var nasıl finanse ediyorsun?

İzah edeyim; gün içinde değişik işler yapıyorum, yaptığım bu işler emek işi, el işi. Beni gün gelir bir inşaatta amelelik yaparken görürsünüz, gün gelir pazarda limon satarken görürsünüz. Bu işleri yapıyor olmamız haber sitemizin adında gizli, ancak böyle hür ve özgür bir yol çizebilirsiniz.

Yine bir diğer konu hakkımızda bazı yakıştırmalar var, dış görünüşüme bakarak mafyatik benzetmeler yapılıyor, bunlar benim kulağıma kadar geliyor. Sevgili arkadaşlar evet yazı dilim çok sert olabilir, bazen zıvanadan çıktığımda oluyordur. Ama hayatımda karıncayı dahi incitmemiş biriyim, yazı dilimde olan sertliğim kimseye eyvallahım olmadığındandır, bir canımız vardır alırsa Hüda, vermemek mümkün mü?

Bu demek değildir ki kula karşı İsmail’iz, babamız İbrahim olmadığına göre kimseye de boynumuzu teslim edecek değiliz, firavun var ise, Musa sı elbet vardır. Yani, yani si şu; ne mafya biliriz nede kapitalizm kölesi oluruz, ekmeği kazanır, öğünde aş ederiz, garibanı, zulme uğrayanı baş edip, başımıza taç ederiz…

Tüm okurlarıma teşekkür ediyorum, siz okudukça değil mahpus, idam olsa fermanımız, ulusumuz olacaktır dermanımız…

Bu arada hakkımızda kaymakam beyin şikâyetiyle adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı uygulandı.

Bizim kaçacağımızın düşünülmesi bize yapılacak en büyük hakarettir, hakkımızda Türk milleti adına verilecek her karar başımızın tacı olmaktan öteye geçmeyecektir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here