Bıraktığı yerde otluyor!

Sevgili okurlarım, Cem güner adlı yazıcı “Yanlış hesap HSK’dan döndü” başlığıyla bilgisiz, ilgisiz, cehalet kokan bir yazı kaleme almış.

En baştan başlayarak cevaplıyorum

“Özcan Işıklar hakkında açılan rüşvet ve irtikap soruşturmasını kapattığı iddia edilen eski Silivri Savcısı hakkında da soruşturma açıldı.” Yazmış aslında yazının içinde soruşturmanın Savcı için açıldığı söyleniyor, HSK adlı kurum hiçbir vatandaş hakkında soruşturma yapma yetkisine sahip değildir, sadece Hakim ve Savcılar hakkında idari soruşturma yapabilir. Orada suç unsuruna rastlanırsa kendi yaptırımında görevden almaya kadar varan cezalar verebilir, yada Mahkemelere havale eder.

“BAŞKAN YARDIMCISI İTİRAF ETTİ
Soruşturma kapsamında ilk olarak Silivri Belediyesi’nde görev yapan bir başkan yardımcısı ve bir mühendisin ifadeleri alındı. Başkan yardımcısının, “Işıklar tarafından kaynağı belli olmayan gayriresmi bir miktar paranın kendisi aracılığıyla başka bir resmi kurumun inşaatında kullanılmak amacıyla ilgili yere gönderildiğini” Cumhuriyet Savcısına anlattığı öğrenildi.” Başlığında ise tamamen deli saçması iddaalar, resmi bir kuruma verilen yardımlar asla rüşvet olarak algılanamaz. Burada yapılan işlem var olsa bile suç sayılamaz, Belediye Başkanı her hangi bir bağışçıya Devletin resmi kurum inşaatına bağış yapmasını öğütlemiş olur ki, hayatının olağan akışına uygun bir davranıştır, ve sonuna kadar etiktir.

Yine itiraf gibi bir bölüm “Bu gelişmenin ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurularak dosya hakkında gizlilik kararı alındı.” savcılık makamı iddayı o kadar ciddiye almış ki, dosya hakkında Mahkemeden gizlilik kararı aldırmış, gizlilik kararı alınmış olması dosyaya verilen önemi net bir şekilde ortaya koyuyor.

“Silivri Sulh Ceza Mahkemesinden gizlilik kararı “ diye geçen cümle yine iftirayı açığa vuruyor, Mahkemeler C. Savcısının talebiyle gizlilik kararı alır, Savcı Özcan Işıklar hakkında dava açmak için elinden geleni yapmıştır, suç unsuruna ulaşamadığı için takipsizlik kararı vermek zorunda kalmıştır.

Burada atıf yapılan HSK Kanunu 71 madde şu şekilde “Savunma hakkı : Madde 71 – Hakim ve savcılar hakkında, savunmaları alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun üç günden az olmamak üzere, verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan ilgili, savunma hakkından vaz geçmiş sayılır. Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı “ belirtilen madde kurum içi yani Özcan Işıklar’la uzak yakın alakası yok. Burada yapılan Savcı hakkında zorunlu bir ilandır…

Yazıcı HSK’nın yaptığı bir ilanı çarpıtarak Özcan Işıklar’ı dahil etmeye çalışmıştır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, cumhuriyet savcısının ilgili olay hakkında dava açmamaya karar verdiğini gösterir. Bu karara itiraz etmek mümkündür.

Yani mağdur veya suçtan zarar görenler cumhuriyet savcısının kararının kaldırılıp, ilgili hakkında dava açılmasına karar verilmesi sağlamak için en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına başvurabilirler. Ağır ceza mahkemesinin itiraz hakkında verdiği karar kesindir. Bu karar hakkında herhangi bir başka makama başvuru yapmak mümkün değildir.

2011 de verilen takipsizlik kararına her hangi bir itiraz söz konusu değildir, yasal süre geçmiştir, hiçbir yasa veya kanuna dayalı olarak Özcan Işıklar ismi böyle bir dosyayla ilişkilendirilemez, burada Özcan Işıklar’a düşen görev kendisine atan kişiyi dava etmektir.

Ayrıca resmi belgede sahtecilik yapan bu yazıcı gereken cezaya çaptırılacaktır.

Burada yapılmak istenen şey, Özcan Işıklar üzerinden piar yapmak, ve polemikler ortaya konularak yaşanan başarısızlığın üzeri örtülmek istenmiştir.