Hz Hamza

Kendi kurdugu dunyasın da av güreş ve akrabayı tarikata düşkünlüğü ile bilinen, ailesinin de gücü ile kabilenin ileri gelenlerinden olan ,İslam dünyasına intikali de tesadüfü bir olay ve öfke ile duhul eden akabinde kısacık ömründe muzaffer kişiliği ve kahramanlığı ile tüm islam alemine örnek teşkil eden bir kahramanlık timsalidir.
Hz Muhammed ile arasında 2 yas olduğu söylenmekle birlikte aynı zamanda süt kardeşi dir. Çöl de aslan avcısı kabilenin en cesur yiğidi. Dünya işleri ile alakası sadece av ve cesaretle olmuştur.. Hz Muhammed in amcası olsa da aralarındaki bir kaç yaş fark sebebi ile çocuklukları beraber geçmiştir.Güçlü,kuvvetli, dirayetli yapısı ile Mekke nin ileri gelenlerindendir.. Ama geleneksel olarak da oranın inanç sistemine tabi olup Hz Ömer le aynı zaman a denk düşecek sekıl de kelimeyi şehadet getirmiştir.
 Hz Muhammed’e kötü davranan ve onu topluluk içerisinde küçük düşürecek hal ve davranışlarda bulunan Ebu Cehil in ,amca Oğlu Hz Muhammed e eziyeti, av dönüşü kendine söylendiğinde Kabe yi geleneksel tavafını yapıp,topuluk içersine gelip oturmuş ve hiç bir şey olmamış gibi sohbet anında 7 kez vurmak sureti ile Ebu Cehil i yaralamıştır. Müşriklerin, Ebu cehil i korumak istemesi esnasında dile gelen Ebu Cehil ” ben hatalıyım ona kötü davrandım” diyerek Hz Hamza nın,müslümanların arasına katılmasını engelleme”diplomatik hareketini ”ortaya koymuş öfkeli Hamza nın”ben de müslümanım hadi gelip bana da zulmedin ”sözlerinin etkisini ortadan kaldırmaya calışmıştır.. Bu sözler üzerine ,ikilem yaşayan Hz hamza,  ,Hz Muhammed’in yanına gittiğinde ”Ebu Cehil in kanını döktüğünü ve üzülmemesini” istemiş peygamber Efendimiz de ”kendisine en büyük mutluluk verecek şeyin,kendisinin  müslüman olması” olacağını nı söylemiştir. Cahiliye döneminde  iyi olan ın islamiyet döneminde de iyi olacagı sözünü etmiştir.
Hz Hamza,akrabayı koruma ve kısasa ilişkin verdiği örnek sonrası hicrete iştirak ederek de malsız ve mülksüz olarak Medine ye gitmiş ve Allah yolun da olmanın feragatle deolacağı  ibadeti ne örneklik teşkil etmiştir. Peygamber efendimizin ilk sancaktarı ve beyaz sancağı taşıyan komutanıdır..Türk töresinde ise güreşçilerin piri ve gücü ve dualarının eşliğinde Hz Hamza kuvveti şeklinde dualara da eş olmuştur..
Onun İslamiye te geçişi ile Mekke de müşriklerin,müslümanlara amansız saldırıları, dizginlenmiştir.Müslümanlar bir araya gelerek, dayanışma örnegi gösterisi ve cesareti ile katkı sağlamıştır..
Hz Hamza olmak kolay mı? Aslanı yakalayıncaya kadar, etkili atış mesafesine geleceksin, boynunu koparmak için kılıç mesafesini ,koruyacaksın.Tüm bunlar güç ve taktik isteyen ,davranışlardır..
Bu bilgeliği  ve gücü islamın emrine amade ederek Bedir savaşı’nda müşrikler dize getirilmiştir. ”Bedrin Aslanları” kendinden 3 kat güçlü orduyu dize getirebilmişti..O zamanki dönem de taraflar savaşma dan evvel karşılıklı ileri gelenleri karşılaştırarak savaşmadan savaşıyorlardı.Bazen de buna ragmen cenk başlıyordu..Bedir de üstün kahramanlık göstermiş sayıca müslümanların üç katı sayıdaki müşrikler yenilmiştir.
İntikam ateşi ile yanan müşrikler Bedr’in intikamını almak istiyorlardı..
İntikam ateşi ile yanan Hint adında bir kadın vardı ..Babası Utbe ve kardeşi Velîd ile amcası Şeybe’nin bu savaşta öldürülmesi üzerine onların intikamı alınıncaya kadar ağlamayacağını, koku sürünmeyeceğini ve kocasıyla beraber olmayacağını söyleyerek Kureyşliler’den bu savaşta kaybettikleri yakınlarının intikamını almalarını istedi..Kadın öyle kindar ki ölümünde adileşerek gerçekleşmesini istiyordu. Kölesi vahşi ye özgürlük vaadini verirken ,öldüreceği 3 önder müslümandan birinin ciğerini getirmesini söyledi. İslamiyetten önce  savaşlarda uzuv kesmek burun kulak iç organlarını almak gibi davranışlar normal di .İslamiyetin gelişi ile bu usul peygamber efendimizce yasaklanmıştır.. Hind adlı kadın kureyşli kadınlarla birleşerek tef ve şiirlerle müşrikleri motive etmek için savaş kenarında idi. Müslümanlar dan nefret ediyordu.. Ta ki Mekke fethedilip kendisi de müslümanlığı seçinceye kadar.. 5.halife Muaviye nin annesi Yezid in de Babaannesidir. Şair dir. yazdığı şiir ve mersiyelerle daha sonra da  müslümanların savaşlar da basarılı olması için çalışmıştır..
Hz Hamza nın  katline emir veren acımasızca gerçekleşmesini sağlayan ve Hamza nın öldürülüş şekli ile öfke ya kapılan ve daha sonra indirilen ayet ile sabrı selamet olarak ifade eden de  Hz Muhammeddir.
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetmeyin. Bilakis onlar diridirler. Allah’ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehid kardeşleri için de hiçbir keder ve korkunun bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” (Âl-i İmran, 169-170) mealindeki ayet-i kerîme hem Allah Rasûlü’nü (s.a.s.) hem de Hz. Hamza’nın (r.a.) aile ve yakın akrabasını teselli etmiştir.
Allahın aslanı Esedul Allah ve şehidüddehaid (Şehitlerin efendisi) gibi tanımlamalar la yad edilmiştir. . Uhud savaşında şehid düştüğünde Hz. Peygamber(s.a.v) O’nun hakkında şöyle buyurdu: “Allah katında şehidlerin efendisi Hamza b. Abdulmuttalib’dir.”
Uhud savaşı’nın bize ögrettikleri var.. İlk kez savaşın şehir içinde mi dışında m ı yapılaması ile ilgili görüşmeler yapıldıgında Hz Muhammed Şehirde karşılanmasını düşünürken Hz Hamza nın daha sonra dan şehre su getirilen uhud da savaşalım önerisini kabul ederek istişarenin önemini göstermiştir. . Karşı görüşe değer verme ve onun konudakı ihtisasını onay verme büyüklük gösterisidr.  Uhud savaşı nın bir diğer ögrettiği ve miras olarak bize bırakılan kim ne derse desin ,savaş anında komutan ın emri her halukar da ve kesintisiz uygulanacagıdır..
Yukarıda bahsettiğimiz gibi Ebu Sufyan’ın karısı ve Utbe’nin kızı olan Hind,intikam ateşi ile yanıyordu.. Kölesi vahşi ye özgürlüğünü vaadederek Hamza nın ciğerini getirmesini istedi.
Vahşi nin anlatımına göre “Ben: Peygamberin üzerine varmaya gücümün yetmeyeceğini biliyorum. Çünkü Ashabı, O’nu yalnız bırakmaz, kimseye teslim etmezler. Hamza’yı ise, vallahi, uyurken bulsam, heybetinden uyandırmağa cesaret edemem. Amma Ali’ye gelince, onu öldürmek için bir fırsat kollayayım bakayım, dedim.Halk arasında Ali’yi aradım. Derken, Ali, göründü, Kendisi, çok uyanık, girişken, çevik, dikkatli ve etrafını çok iyi kollayan bir adamdı. Kendi kendime “Benim aradığım, hakkından gelebileceğim adamım bu değil!” Dedim.O sırada Hamza’yı gördüm: Halkı, kasıp kavuruyor, kesip biçiyordu. Ona fırsat kollamak için, bir kayanın arkasına gizlendim.Bir ara, Siba’ b. Ümmü Enmar: (Var mı benimle çarpışacak bir yiğit?) diyerek meydan okuyordu.Hamza, ona: (Gel yanıma ey kadın sünnetçisi olan kadının oğlu!)(Allah’a ve Resulüne sen misin meydan okuyan?!) dedi ve onu, göz açtırmadan, bacaklarından vurup yere serdi. Üzerine çöküp koyun boğazlar gibi boğazladıktan sonra sür’atle bana doğru gelirken, beni gördü.Sel suları arklarına eriştiği sırada, ayağı kayıp yıkılınca  mızrağımı, onun istediğim yerinden vurmak için, fırlatıp attın . Böğründen vurdum. Hatta mızrağımın ucu, mesanesinden dışarı çıktı!Hamza bana saldırmak istedi, fakat takatı yetmedi, oracıkta düşerek can verdi. Hamza’nın yanına varıp karnını yardım. Utbe’nin kızı Hind’e götürmek için ciğerini çıkardım. Sonra mızrağımı onun vücudundan çıkarıp Kureyş karargâhına geri döndüm. Benim başka bir işim kalmamıştı. Artık azad olmamı beklemeğe koyuldum.
Uhud savaşından sonra uzun bir süre Mekke’de yaşadım. Müslümanlar Mekke’yi feşedince bu defa Taif’e kaçtım.  Çok geçmeden İslam ordusu oraya da ulaşınca, yine kaçmak istedim. Dostlarımdan biri bana: Muhammed’in Müslüman olan her kesi affettiğini ve hiç kimseyi öldürmediğini, söyleyince doğruca Peygamber’in yanına varıp huzurunda kelime-i şehadeti getirince Peygamber bana: “Sen Vahşi’ misin?” diye sordu. Evet dedim. “Hz. Hamza’yı nasıl öldürdüğünü bana anlat” dedi. Ben de anlattım. Bunun üzerine hüzünlenen Peygamber bana:  “Yazıklar olsun sana, yüzünü benden sakla, bu günden sonra sakın bir daha görmeyeyim seni!” dedi.
Hz Hamza yı şehid eden Vahşi nin ayyaş olarak muaviye nin yanında ölümü ,müslümanlık da ölüm den kurtulmak için münafıklığın ne anlama getireceğini göstermesi ve o döenmde bile münafıklığın uygulanırlığını göstermesi bakımından anlam ifade eder.
 Hz. Hamza’nın şahadetinden kırk yıl sonra Muaviye, Uhud’daki suyu (Medine’ye) akıtmak
için Uhud şehitlerinin naaşlarını naklettirdi. Mezardan çıkarılan şehitlerin bedenleri taze ve uyuyan bir insanın bedenine benziyordu. Kürek Hz.Hamza’nın ayağına değmiş, ayağından kan akmıştı.96 Halk kırk yıl sonra onları çıkarırken bedenlerinin ve yumuşacık kollarının büküldüğünü gördüler.
osmanl nın elindeyekn Hz hamza ya ait mezar yeri veibadethaneler korunurken osmanlı nın yöreyi terketmesi sonrasında tüm mezarlar yıkılıp yerle bir edildi..
Bedir Savasında ”Gördüğüm kalabalıklardan değil görmediklerimden korkarım”derken aslında arkasından sinsice atılan mızragı haber veriyordu. Büyük komutan ve cesaret örneği ruhu şad olsun..
TORUN HALİLİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir