KISSADAN HİSSE

Ben çizgi film TOM ve Jery’ye bayılırım…Bir Kedi Fare’ oyunlarıdır içeriği ama,öylesine sosyal mesajlarla doludurKİ…,5 dakika süresi olmasına rağmen,size binbir hayat dersi verir…bu sabah foks tv de yakaladım Tom ve Jery’i..yine türlü tuzaklar peşindeydiler birbirlerine..Tom’un bu kez amacı ve uyguladığı yöntem değişikti..pembe elbiseli,kaşları yay,kirpikleri ok gibi olan sosyete , güzel sevgilisine kırmızı bir kalp şeklindeki kutuda sunmak istiyordu jery’i…amacı,bir aferin ,ve olabilirsede okkalı bi öpücük ve birlikte jery’nin pişmiş tabakta ki duman tüten etini çatal bıçakla yemek….yakaladı ..kırmızı kalp şeklindeki hediye kutusuna koydu jery’i… sevgilisinin dayalı döşeli evinde sürprizini sundu.. hediyeyi keyfle alıp açtı sevgilisi ..ve tom mest bir şekilde RANTI’nı aldı..uçtu mutluluktan …gitarını alıp serenatlar yapmaya ve sevgilisini kurlarıyla mest edip, jeriy’yi birlikte ham etmeye çalışıyordu ki,oda ne,kaşları keman,kirpikleri yay,pembe şık elbiseli şuh dişi sevgili, doğayı ve hayvanları çok sevdiğini,hediyeyi çok beğendiğini ve ona artık evinde bakmak istediğini söyledi Tom’a,..Tom bitti,tükendi,ama yapacak bişeyi yok..elinden çıktı bi kez..Sevgili, JERRY’e güzel bir banyo yaptırıp, doyurdu, sevdi okşadi..Tomm delirdi..hayalleri ters tepmişti..tekrar başladı binbir cilveye danslar,şarkılar falan filan …sevgilisini oyalarken jery’yi halletmek amacıyla kırmadık dökmedik yer bırakmadılar…ev darmadağın..sevgilinin hiçbir uyarısı dikkate alınmıyor..çılgınlık diz boyu… sevgili yapmayın, etmeyin, durun diyor, ama ne mümkün..yoldan çıktılar bi kez..Güzel sevgili birden elini beline koyup- artık yeter diyor ,kirpikler havaya kalkıyor,dudaklar bükülmüş.sinirleri son haddinde…o uysal dişi kedi gidiyor ,yerine bir fırtına geliyor.. Tom’u kendi gitarıyla dış kapı önünde bi güzel pataklayıp atıyor dışarı…jerry’se mutluluktan 4 köşe..kedinin kovulduğunu mutlu hayatına devam edeceğini sanıp, elinde kendisinin pişirileceği tabakla geliyor ve kahkahalar atarak tabağı eşiğe vurup kırıyor…kendini yerden yere atıp kahkahalarla gülüyor..tomun güzel sevgilisine dönüp ne iyi ettin dercesine bakıyor..,bu hareketler onunda sonu olmaya yetiyor…güzel pembe giysili sevgili,bir anda onu da kapıyor ve aynı gitarla kıçına vurduğu gibi Tom’un arkasından boşluğa fırlatıyor…boşluğa yayılan çığlık sesleri..yorgan gitmiş kavga bitmiştir artık…tertemiz bir ev ve huzur…NİYEMİ YAZDIM..bir kaç gündür ülkemde olan şeyler,burdaki hikayeye çok benziyor da ondan…KİM BİLİR BELKİ BU” KISSADAN HİSSE “AKILLARI BAŞA DEVŞİRİR,BİN BELAYI DEFEDER..

KISSADAN HİSSE” için 17 yorum

  • 2 Haziran 2020 tarihinde, saat 18:56
    Permalink

    Sevgili Hüseyin hayırlı olsun.
    Kaleminin insanlari mutlu edeceğinden eminim.
    Kolaylıklar ve sevgiler diliyorum.

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 01:32
      Permalink

      Sevgili müdürüm sizin yaptığın her çalışma başarılıdır
      Kaleminizle düşüncelerinizi bizle aktarırkende çok güzel değerler kazanacağımızı biliyoruz Tebrik ediyorum kaleminize yüreğinize sağlık 👏👏🌺🌺

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 08:11
      Permalink

      Teşekkür ederim Sevgili Akkoç. Sanada başarılar dilerim.. .

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 10:13
      Permalink

      Topram zevkle okudum ve okumaya devam edeceğim, sevgiler…

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 01:04
    Permalink

    O kadar güzel anlatmışınki izlemiş kadar mutlu oldum yine sihirli kalem elinde yüreğine sağlık merakla diğer yazılarını bekliyoruz
    👍👍👍💐

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 21:48
      Permalink

      Teşekkürler.

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 07:14
    Permalink

    Çocukluğuma gittim çok severdim bu çizgi filmi. Her izlememde ders çıkarırdım. Çok güzel anlatmışsın. Yüreğine emeğine sağlık.

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 08:26
    Permalink

    Hayırlı olsun candostum. Etkili, özlü, güzel yazılarını izleyeceğim. Sevgiler kardeşim.

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 09:20
    Permalink

    Bir yudumda içilen su gibi keyifle okuduğum bir yazı. Berrak,akıcı,ilginç betimlemeler…
    Hüseyin Taşkın arkadaşıma teşekkürler.

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 09:59
    Permalink

    Bir yudum şu içer gibi, bir solukta keyifle okunan bir yazı; akıcılığı,berraklığı ve betimlemeleriyle. Kutluyorum Hüseyin Taşkın arkadaşımı.

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 10:26
      Permalink

      Bunca yıllık hayat tecrübesi ve size yakışan budur ustam.Hayirli ugurlu olsun.Kalemin her daim yazar olsun.kimbilir kıssadan hisse almasını bilir insanoğlu.umudla yeni bir güne merhaba

    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 15:30
      Permalink

      Akıcı bir anlatım. Cümleler birbirine yakışan sözcüklerle kurulmuş. Devamını ekleyeceğim. Sevgiyle.

  • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 12:17
    Permalink

    Yüreğinize ve yüreğinizin işbirlikçisi beyninizden dökülen düşünceleri yazan kaleminize sağlık. Hayırlı olsun. Keyifle okudum,takipte kalacağım.

  • 4 Haziran 2020 tarihinde, saat 00:25
    Permalink

    Bir bilge us, namuslu bir yurttaş, doğruluk yolunda bir kararlı yürüyüş ve bir eylem insanı Hüseyin Taşkın.
    Onun işaret ettiği ve özellikle vurguladığı şey; bilim ve aklın ışığında, toplumun tüm katmanlarında hak, adalet ve özgürlüklerin sağlandığı, vatandaşların esenlik, huzur, mutluluk ve hakça bir düzen içinde yaşadığı bir ülke. Erdemli yüreğine tüm dünya insanlığını sığdırmayı başarabilmiş çok az insandan biridir Hüseyin Taşkın.
    Yürek yırtan dizeleriyle, kıssadan hisse alınacak nice yazılarıyla yolumuzu aydınlatmayı sürdürüyor. Yalansız, dolansız, talansız yarınlara giden yolun taşlarını tek tek döşercesine düşün çiçeklerini bizlerle paylaşıyor.
    Ustam, hocam, teşekkürler.
    Sizde kıssadan hisse çok… Alana, anlayana…
    Saygılarımla,
    CİHAT TAŞKIN

  • 4 Haziran 2020 tarihinde, saat 06:56
    Permalink

    Türkiye’ nin gerçeklerini çok güzel betimlemişsin. Kalemine sağlık.

  • 4 Haziran 2020 tarihinde, saat 12:55
    Permalink

    Bir gün içinde o değin çok şeyler oluyor ki bu ülkede ! Bizim kuşağın alışmakta zorlandığı türden olaylar,olgular,eylemler;sanılar,yargılar,yanılsamalar…
    Dakika aralığıyla güncellemediğimiz zaman ıskalamış oluyoruz bunları.Oysa yaşamın dinamik döngüsü içinde kök salmaya başlamayı bırakın uçlanıyorlar bile.Hakim çevrelerin işine gelmediğinde değiştirilen ‘en baba’ kararların peşine takılsanız yarı yolda kalırsınız.
    Hoş bir köşe yazısı okuyorum Dostum/Ağabeyim Hüseyin TAŞKIN’dan.Olaylara dönük yaklaşımlarda bulunurken yaptığı örnekleme ,vurgulanmak istenilen odak konuyu öyle bir somutluyor ki!

    Ne ki,bunca değişim,dönüşümün durmaksızın yükselen bir borsaya benzettiğimiz ülkemizde her olayı ,başka bir örnekleme yoluyla yakın planda tutmayı ereklesek, sanırım malzeme kıtlığı çekeriz.

    Oysa bizim kuşak böyle değişkenlere alışık olmadığımız ya da tolere edilebilir gerçeklerle yüzleşegeldiğimiz bir zamanı geride bırakarak taşındık şimdilere…

    İşimiz saltça olana bitene rıza gösteren ‘edilgenlerden olmayı reddetmek değil;bunlarla neden uzlaşamadığımızı da temellendirecek savlar üretebilmektir…

    Güne düşen yazınızı beğeniyle okudum.
    Kutluyorum Değerli Ağabeyim.

  • 16 Haziran 2020 tarihinde, saat 11:05
    Permalink

    Başarılar dilerim arkadaşım kolay gelsin kalemine Zihnine kuvvet

Yorumlar kapatıldı.