MANİFEST…! KİŞİSEL GELİŞİM DANIŞMANLARI…!

Merhabalar,

Değerli okuyucularım.

Son dönemlerde ilginçtir herkeste bir kişisel danışmanlık, kişisel uzmanlık, kişisel eğitim hocalığı…!

Kimdir bu kişiler? Nasıl bir eğitim almışlardır? Bir seans gittikleri eğitimle hangi tecrübe ile hoca olurlar! Hangi belgeyle? Yıllarını bu işlere vermiş hocalara ayıp etmezler mi bu davranışla…!

Hele bir de yaşamlarına bakın genel de en başarısız dönemleridir. Başarısız olan insanların başkalarına danışmanlık yapması  nasıl bir anlaşılmazlıktır, nasıl bir kafa karışıklığıdır bilinmez. Bu durum sonuçta bir çok kişiye zarar verse de ben bu konuyu komik tarafından ele almak istedim. Bakalım sizi gülümsetirken konunun ana fikrini aktarabilecek miyim. Genel de  bu kişilere gidenler bol tavsiye alırlar. Görelim bakalım bu tavsiyeleri biz onlara yaparsak sonuç nasıl gelişecek

Başınıza gelen berbat bir olayın ertesinde ola ki bir kişisel uzman olduğunu iddia eden kişi size “Her deneyimi insan kendisi seçer” derse, kendisini bayıltacak bir yumrukla yere yıkın 🙂

Ayıldığında kendisine “kendi seçmiş olduğu bu deneyimi yaşamasına imkan verdiğiniz için size teşekkür borçlu olduğunu” söyleyin.

Sonra ısrarla, hemen ve hatta kafasına sargı dahi sarılmadan, hemen sizi affetmesini söyleyin; affetmenin en acil yüksek vasıf olduğunu hatırlatın…

Sonra “acı”nın zaten bir ilüzyon olduğunu, “fark etme” ve “gözlemleme” ile “An’ın Farkındalığı”nın gücünü yakalayacaklarını anlatın.

Ve devam edin, “kurban” diye bir şey yoktur deyin; hatta kafasının acısı hala taze olduğundan kendisi için yaratmış olabileceği “kurban hikayesi” ni tersine çevirmenin kendi elinde olduğunu vurgulayın.

Tam ayağa kalkacağı sırada iterek tekrar yere yapıştırın ve hatırlatın ki ‘gördüğün ve deneyimlediğin her şey, aslında sana kendini yansıtıyordur”. ”Demek ki senin şiddetle yüzleşmeni gerektiren bazı hayat sorunsalların vardı. Bak sana ne güzel bir hediye sundum. Şimdi şükran duy” deyin.

Ardından da kendisine yaptığınız bu iyiliğe karşılık para isteyin. Kredi kartının pin numarasını da isteyin.Kızmaya başlayacak olursa, hatırlatın ki, “öfke ve yargılama düşük frekanslı enerjilerdir” ve “hiçbir zaman hiç kimse suçlu değildir”.

Eğer bu ifadeler onu yatıştırmadıysa, “ego’nun en büyük düşman” olduğunu anlatın; yaşanan bu durumu kabul edilemez bulan kısımlarının sadece yeniden tanımlanması gerektiğini ekleyin.

En son da şunu ekleyin:

“Sen bir matrix içerisinde hapsolmuş olarak dünyayı sınırlı merceklerden görüyorsun”

Kendisini bu matrix tuzağından kurtarmak için burada olduğunuzu söyleyin.

Sonra da cüzdanını çalın ve gidin ki, hayata dair son derecede değerli bir başka dersi, yani hiçbir şeye bağlanmamak gerektiğini anlasın ve düşüncelerin nasıl manifest olduğunu bir daha unutmasın…”

JEFF BROWN dan alıntı olan bu kısmı onamamakla birlikte ( ŞİDDETE KARŞI OLAN BİRİ OLARAK )

Bazen bazı durumlarda sizi çıldırtıyor ise ve başka çareniz yoksa en iyi anlatım şekli onların size yaptıklarıyla onlara ayna tutmaktır.

Hele bir de bu işi insanları yanıltarak yapıyorlarsa, hikaye ile bu işi yaptıklarını fark ettiyseniz

gereğini yapmak gerekir.

Şaka şaka  Siz siz olun asla kimseyi kırmayın. Ama Bu anlamsız işlere alet olmamak için bu konular da yıllarını vermiş gerçek tecrübeye sahip danışmanları seçerseniz yaşamda başarı yolunuza kestirmeden gidersiniz.

Atalarımız ne demiş ? Kılavuz karga hikayesi…! Rehberinizin gerçek kişiler olması için çok iyi araştırmalı gerekirse belgelerini kontrol etmelisiniz.

Aksi durumda yanlış yönlendirmeler zaman kaybınıza neden olacaktır.

Son zamanlarda çevremizde bu konuda çok mağdur insanlar görünce biz de espriyle konuya dokunalım dedik.

Sonsuz sevgi ve saygılarımla