Özcan Işıklar benim muhatabım değildir!

Sevgili okurlarım, size geçmişten hatıralar nakledeceğim, bunların tamamı ilgili kişiler tarafından teyit edilecektir.
2010 lu yılların başlangıcı, Özcan Işıklar Belediye Başkanı attığı her adımı takip ediyorum, eksik kaldığı noktaları söylemekten geri durmuyorum, “Ergenekon Balyoz dönemi” Silivri Cezaevi önüne direniş çadırı kurulmuş, Işıklar destek veriyor ama ben yetersiz buluyorum daha fazla destek talep ediyorum.
Işıklar’la asla görüşmediğim için Meclis üyesi Tülay Sinkil hanım üzerinden talepler oluşturuyorum, ertesi gün yerine getiriliyor, ben yinede Özcan Işıklar’ı eleştirmekten geri durmuyorum.
Bununla da yetinmeyerek İşçi partisi Silivri Belediye Başkan Adayı oluyorum, Köy Köy gezerek kahvehanelerde Işıklar aleyhinde propagandalar yapıyorum ama asla bel altı çirkinlik yapmadım.
Özcan Işıklar 2014 seçimlerini kazandı, ben yine muhalefet görevi olarak Işıklar’ı eleştirmeye devam ettim, çok az, arada bazen övdüğüm olmuyor da değil 
Sayın Işıklar, bir kez olsun “sen kimsin, neden beni eleştiriyorsun” demedi, bazı dostlarım aracılık yapmaya çalıştı, kabul etmedim.
Referandum günü gözaltına alındım, gece saat 3.30 gibi Gümüşyaka Jandarma Karakoluna Özcan Işıklar geldi, “Kardeşim, canını sıkma masum olduğundan eminiz, ve bu süreçte seninleyiz, sana ve ailene her türlü desteği vereceğimizden zerre şüphe duyma” diyerek, ideolojik doygunluğunu gösterdi, söylediklerini de harfiyen yerine getirdi.
Cezaevinden çıktıktan sonra Işıklar’ın eksik bulduğum her icraatını sorgulamaya devam ettim, 2019 seçimlerinde ise kayıtsız şartsız vefa duygusuna istinaden kayıtsız şartsız destek olmaya çalıştım. (keşke destek olmasaydım belki kaybetmezdi )
Bir kurumun başında olmayan Özcan Işıklar hedefimde değildir, dolayısıyla muhatabım hiç değildir, sadece dosttur…
Volkan Yılmaz Belediye Başkanı seçildi, 3 Ay boyunca bazen övdüm, bazen yerdim, Tolga Emek le birlikte Sayın Başkana Hayırlı olsun ziyaretine gittik, onun yanında bana, “Belediyeden reklam alabilirsin bundan sonra” dedi, bende “Belediyeden reklam almadım, bundan sonra da almam” diyerek konuyu kapattım.
Bu süreçte Kale Kayış direnişine benim onu arayıp rica etmemle “150 çocuğa kıyafet desteği” verdi, “Nazım Hikmet büstünü tamir ettirdi”, kendisine teşekkür ettim, taki Volkan Yılmaz’ın Yalı mevzusu ortaya çıkana kadar, Sayın Başkan beni tehdit etme cüretinden bile çekinmedi ve aramızdaki bağlar koptu.
Ümit Kalko En güçlü olduğu günlerde kendisi hakkında bir çok olumsuz yazı yazdım, hatta Sayın Kalko, hakkımda iki tane dava açtı, daha sonra ben özür diledim davalarını geri çekti.,
Ben Sayın Kalko’yu eleştirmeye devam ettim, taki ekonomik zorluk yaşadığı döneme kadar, o dönem ise “Kalko gibi adamların mücadeleyi bırakmayacağını, hatta daha güçlü ayağa kalkacağını” belirten yazılar yazdım, Sayın Kalko gece yarısı arayarak teşekkür etti, ben bana yakışanı yaptım, Kalko kendine yakışanı yaptı, böylelikle dost olduk. Sayın Kalko’ya sorulabilir, bu zamana kadar kendisinden bir kez reklam talep etmişmiyim.
Gelelim Sayın Taylan Güraslan’a Aday olduğu ilk günden itibaren kendisine muhalefet ettim, taki ligin ilk yarısı bitip ve Sayın Güraslan yönetiminin başarılı olduğunu görene kadar, baktım ki başarılı bu kez takdir etmeye başladım, hatta geçmiş yazılarım için helallik istedim, böylelikle onunla da dost oldum. Sayın Güraslan’a namusu üzerine sorabilirsiniz kendisinden bir kez reklam ima etmişmiyim.
Bazı kişiler yazılarımı birbirene atarak “bak bu yazıyı Kadir Koç bana yazmış sen mi yazdırdın” dediğin de muhatap kişi anında “bak Kadir Koç dün benim içinde bu yazıyı yazmış, bunu da sen mi yazdırdın” diyerek savunma yapabiliyor.
Velhasılı kelam, yazı yazarken dostum yada düşmanım asla yoktur, neye inanırsam öylece yazmaktan çekinmem, bu sebepten dostum bana küsecek diye düşünmem, düşmanım tehdit edecek diye asla geri adım atmam.
Özcan Işıklar tekrar Belediye Başkanı seçilsin, eleştirilecek yerde hiç çekinmem, Taylan Güraslan yönetimini başarısız bulduğumda yerden yere vururum, Sayın Kalko bir kurumun başına geçtiğinde yaptığı her icraatı araştırırım.
Kimseye ne yakınım, ne uzağım, iş yapıyorsam Babama iltimas geçmem, hayatım boyunca kimsenin adamı olmadım, Allahtan başka kimsenin himayesine girmedim, beni himayesinde gören herkes kaybetmiştir.
Bundan sonrası kamuoyunun takdiridir, kim ne söyler, kim ne der, umurumda değil, Kadir Koç bu, isteyen dost olur, isteyen düşman, dostumla da, düşmanımla da gurur duyarım, ancak mert olanıyla…