ZAMAN & ALKIŞ…!

Merhaba değerli okurlarım, Hayatınızda her şeyin
dileğinizce olması dileğimdir.
Geçenlerde şöyle bir derinlere daldım ve
düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diyelim ki
öldük. Ve öldüğümüzde nasıl bir yerse orası ( bilen
yok, giden, gelen yok ) öte Dünyada baktınız ki , Sizi
karşılamaya hayatınız da çok önemsediğiniz ,hayranlık
duyduğunuz, bilim adamları, sanatçılar, yazarlar, iş
adamları, müzisyenler, kaşifler, mucitler kısaca fark
yaratmış büyük beyinler sizi karşılamaya
geldiler…Karşınızda duruyorlar. Hoş geldin dışında ne
duymak isterdiniz bunlardan, nasıl karşılanmak
isterdiniz, Sizi ne mutlu ederdi, Hangi sözleri
yüreğinize dokunurdu da eve geldim hissini
uyandırırdı Siz de? ( Burada not almanızı rica
edeceğim unutmamak için )
Bunu düşünmek bile heyecanlandırıyor insanı…!
Peki yaşamınıza bakınca, seçimlerinize bakınca iyi
şeyler duyabilecek misiniz? Sakın yanlış anlamayın
yaşamınızın ve ulaştıklarınızın değerini
sorgulamıyorum, sadece yaşam yöneliminizi

sorgulamanızı rica ediyorum. Yani yeni bir buluş veya
kıta buluşunuz değil benim ilgilendiğim.Ben bambaşka
bir soru soruyorum. ‘’Yaşamınızı, size verilenleri,
elinizde olanları en iyi şekilde kullanmayı
amaçlayarak, yapabileceğinizin en iyisini yapmaya
çalışarak mı yaşıyorsunuz ,yoksa bahanelerin ve
yaşamın arkasına saklanarak mı?
Belki bir Mühendis, Mimar, Anne, Baba,Müzisyen,
Yönetici, Belki bir muhasebeci, Futbolcu, Şair, Öğrenci
de olabilirsiniz.
Sorum şu : Her ne olursanız, nerede olursanız olun, şu
anda yaptığınız seçimlere ,söylediklerinize, başkaları
ile kurduğunuz ilişkilere, ürettiklerinize, kendisi için
ayakta durduklarınıza, yani yaşamın şu an ki resmine
baktığınızda, ‘’ İşte budur ! , Yapabileceğimin en
mükemmeli bu! ‘’ diyebiliyor musunuz hiç kimseyi,
koşuları ve kendinizi suçlamadan, kısaca suçluluk
hissetmeden ? Bu böyle geldi böyle gider demeden
yaşayabiliyor musunuz? Bir şeyler de hatır kalsın
demeden elinizden gelenin en iyisini yapmaya
çalışıyor musunuz?Kendinizi zaman zaman da olsa
üçkağıtçı hissetmeden en önemli değerin DÜRÜSTLÜK
olduğunun farkında mısınız?

Sonuçta; bazen kendinizin haksızlığa uğradığınızı
savunurken harcadığınız zaman, enerji, o sonuçları
üretmek için harcadığınızdan daha mı fazla?
Hep başkaları mı suçlu? Hep mi onlar suçlu? Peki Siz?
Dönelim başa Hani Sizi muhteşem bir ekip karşılamıştı
ya…Müzisyenler, Mühendisler, Sevdikleriniz, Bilim
adamları ,Evrene hizmet etmiş tüm başarılı insanlar,
Size ‘’ aferin evlat, iyi iş çıkardın, yanımıza gelmen bizi
onurlandırır’’ deselerdi. Mutlu olurduk değil mi?
Acaba neleri yeniden düzenler ve farklı yaşardık…!
Neleri yapmaktan geri kalır, Pişmanlıkları yaşamamak
adına farklı kararlar alırdık. O AFERİN EVLAT ! sözünü
duymak için belki de…! Kim olurduk acaba!
Yaşamımızı hangi değerler üzerine kurar, yaşamımıza
hangi yeni prensipleri kazandırırdık acaba!
Nelerden vazgeçer veya nelerden asla vazgeçmezdik…!
Yaşamımızda kesinlikle neler olur, neler olmazdı
acaba?
Her neyse ne;
Size bir düşünce searchü yaptırabildiysem ne mutlu
bana bırakın diğer tarafı, bırakın geçmiş büyükleri
enleri… Siz bu akşam yatağınıza yatınca,bir düşünün

değiştirebileceklerinizi değiştirin, yapabileceklerinizin
en iyisini yapmak üzere yeni yol rotanızı belirleyin,
Ve yaşama mükemmel bir tablo bırakmak üzere
planlarınızı yapın,
Ve kendinize ‘’AFERİN EVLAT, İYİ İŞ
ÇIKARDIN…KENDİM OLMAKTAN GURUR
DUYUYORUM’’ diyebilmeniz için bugün start verelim.

ZAMAN & ALKIŞ…!” için bir yorum

  • 2 Haziran 2020 tarihinde, saat 18:41
    Permalink

    Düşündürücü, insanı değerlerimizi sorgulayacağımız güzel bir yazı.

Yorumlar kapatıldı.