ZOR DÖNEME HAZIR OLUN!

Ulusun bekası tehlikede, Reza zarrab üzerinden fazlasıyla bedel ödeyeceğiz.

Her ne kadar Reza üzerinden yapılan ticarete olumlu baksam da, alınan, verilen rüşvetler ortaya dökülecektir.

Önce yapılan ticaret açısından bakalım.

Bilindiği üzere Amerika İran’a ambargo uyguluyordu, bizim sınır komşumuz olan İran’la ticaret yapmamız kadar olağan bir durumda olamazdı. Bu ticareti gerçekleştirmek için Amerika’nın bazı şartlarını yerine getirmemiz istense de bunu uymak bizim ve İran’nın pek işine gelen şartlar değildi. Halk böyle olunca hayali altın ihracat olayı ortaya atılarak yani bir çeşit hülle yoluyla ambargo deldik.

Bağımsız devlet öngörüsüyle bunu yapmalıydık, kapı komşumuzla yapacağımız ticaretin şekline Amerika karar vermemeliydi. Ama uluslararası anlaşmalar, verilen imtiyazlar ulusumuzun başını fazlasıyla ağrıtacaktır.

Bu dava sonucu çok yüklü miktarda tazminat ödemek durumunda kalacağımız aşikar. Hükümetin dış politika yanlışlığı başımıza bu belaları açmaya devam edecek görünüyor.

İran’la yapılan ticaretin sonuna kadar arkasında olmakla beraber, verilen, alınan rüşvetler konusunda tamamen karşısındayım.

Reza zarrab aslan payını Bilal Erdoğan’ın türgev adlı vakfına verdi. Bir çok bakana milyonlarca lira rüşvet dağıttı. Şimdi Amerikan yargısına bu paraları kimlere verdiğini de anlatacaktır. Bu açıdan bakınca Türkiye zor durumda, hükümet daha zor durumda demek doğru olur. Yeni yıl çok şeye gebe olduğu görünüyor, hükümetin önünde iki seçenek var, birincisi bu işten rüşvet alan kim varsa hesabını sormak (ki bu imkansız, türgev ne olacak) ikincisi ise reza’nın itiraflarını sansürletmek.

Konuyu devlet güvenliği meselesi haline getirip, yayın yasağı koymak. Burada da sorun şu, her ne kadar içerideki basın ve medyayı sustursan da uluslararası basın bunları yayınlayacaktır. İnternet çağında buna Türk okurunun ulaşmasına engel olmak imkansız.

Şu anda devletin önemli bir uzvu olan hükümet kanser olmuş durumda, devletin asıl sahibi olan halk olaya müdahale etmeli, burada halk genel cerrah görevi yapmalı, kanserli hücreyi kesip atmalı, nasıl karaciğer kendini yeniliyorsa, devlette karaciğere benzer ve kendini yeniler. Yeter ki  genel cerrah görevi olan halk, kanserli hücreyi temizlesin.

Burada halka biçtiğim görevden kesinlikle anti demokratik yöntem anlaşılmasın, her türlü anti demokratik yöntemin karşışındayım. Tamamen demokratik yöntemlerle bu temizlik yapılmalı.

Halk bu olaya müdahil olmazsa ödeyeceğimiz bedel her geçen gün artacaktır.

Makaracıların, çağlayanların, GÜLERek aldıkları rüşvetin hesabını Türk halkı ödememeli.

Tarafsız ve partisiz cumhurbaşkanının önemi tam bu noktada ortaya çıkıyor, sayın cumhurbaşkanı partisiyle olan bağını koparabilmiş olsaydı, bugün devletin sahibi olarak, akp içindeki rüşvetçileri kanun önüne çıkarmaktan imtina etmezdi. Ve devlet olarak elimiz biraz daha güçlenmiş olurdu diye düşünüyorum

Sayın cumhurbaşkanı yinede boş durmuyor, yeni işbirlikleri oluşturacak çabalar içerisinde olsa da, bu çalışmalar blöf görüntüsünden kurtulamıyor.

1952 den beri her yerimize nüfuz etmiş Amerikan emperyalizmine karşı yapabileceklerimiz maalesef sınırlı.

Sayın cumhurbaşkanı akp içindeki bu rüşvetçileri, (kendi oğlu dahil) yargı önüne çıkarıp hesap sorarsa, biz Türk ulusu olarak Amerikan emperyalizmine karşı her türlü bedeli ödemeye hazırız. Buna yeni bir kurtuluş savaşı dahil…